tumblr iyi hoş ama ne yazık ki şu metin girme olanakları vs. hoşuma gitmiyor pek. İstediğim gibi düzenleyemiyorum. O yüzden artık blogger hesabı alıyorum.
Yeni adres yukarıda. Beklerim…
tumblr iyi hoş ama ne yazık ki şu metin girme olanakları vs. hoşuma gitmiyor pek. İstediğim gibi düzenleyemiyorum. O yüzden artık blogger hesabı alıyorum.
Yeni adres yukarıda. Beklerim…
Normalde bu saatlerde birşeyler yazıp çizmem bilirsiniz. Ama birkaç gündür aklıma takılan bir konu vardı, sanırım iyice rayına oturttum ve paylaşmak istedim sizlerle.
Şimdi. Sikkofield’ı neredeyse herkes biliyor. İlluminati ve masonik hareketler hakkında bilgi veren, Rotschild & Rockfeller ailelerinin gerçek yüzlerini görmemize yardımcı olmuş, muhteşem tespitleri olan bir kişidir kendileri (yazının sonunda blog’unun linkini vericem)
Sürekli yazılıyor, çiziliyor, okunuyor İlluminati ile ilgili. Ne yazık ki hepimizin bilgisi sınırlı. Sadece gözümüze sokulan şeyleri görebiliyoruz (evet sevgili angut okur kardeşlerim gözümüze sokuluyor).
Sikkofield’ın Kubrick ile ilgili bir yazısı var. Önce onu okursanız bu yazımı anlamanız daha rahat olur diyorum : Buradan
Bu yazıda gökkuşağından bolca bahsediliyor. Eyes Wide Shut isimli filmde de bolca ibareler var gökkuşağı ile ilgili. Şimdi bu “gökkuşağının gizemi”nden yola çıkarak yaptığım bir tespiti sizlere sunuyorum.
Ronnie James Dio. Hepimiz bu adamı biliyoruz neredeyse. Heavy Metal müziğin en iyi vokalistlerinden biridir kendileri. Aynı zamanda “horned hand” isimli hareketin mucididir. Bakın “mucidi” diyorum.

Bu hareketin masonik bir el hareketi olduğunu artık öğrenmiş olman gerekiyor sevgili okur. Altta birkaç örnek veriyorum sana, bilmiyorsan gör.




Yukarıdaki şahısların kim olduklarını yazmama gerek yoktur heralde? Zamanında dünya yönetiminde sözü geçmiş, hala geçen, ve hala yöneten kişiler kendileri.
Peki nedir bu horned hand diye soracak olursanız size “yaptığım tespitin altında” şöyle açıklayabilirim.
Bir metal müzik dinleyicisi olarak bu gayet normal bir harekettir. Hatta “çakma entel” ekşiciler de bunu böyle yansıtırlar. Horned Hand Baphomet’i temsil eder sevgili okurcuğum.

Horned hand onun başı, gövdesidir.
Şimdi bana tesadüf diyeceksin. Tabi canım. Bende öyle diyorum zaten. Tamamen tesadüf. Hatta öyle bi tesadüf ki bu…
Düşün ki bi kahveye girip yok mu beni siken diye bağırıyorsun. Sonucunu düşün? Tesadüf.
Yada bi ülkü ocağına girip sarı-yeşil-kırmızı bayrak açıp PKK lehinde slogan atıyorsun. Orda ananı sikiyorlar. Bu da bi tesadüf zaten.
(sikko buralarda biraz senden alıntı yaptım morug kusuruma bakmazsın umarım)
Şimdi canım benim. Aşağıda sana birkaç şey daha göstericem. Onlara da tesadüf dersen okuduktan sonra rica ediyorum siktir git bak.
Şimdi. Ronnie James Dio bir sembolü “buldu”. Bize yansıtılan bu. Metal müzik sülalesine bunu armağan etti. Söylediğine göre babaannesi öğretmişti hede hödö. Buraya kadar tamam. Ronnie’nin illuminatiyle, masonlukla hiçbir bağının olmadığına inanırım. Peki biraz aşağıları da okumanızı rica ediyorum o zaman sizlerden.
Dio normal bir vokalist. Sonra dönemin en büyük gitaristlerinden biri olan Ritchie Blackmore tarafından keşfediliyor hede hödö. Sonra Rainbow isimli bir gruba geçiyor. Nedir Rainbow?
Google Translate yapmanız zor değil sevgili okurcuğum. Ama söyleyim. Rainbow Gökkuşağı demektir.

Buyrun bu Rainbow grubunun Rising albümünün kapağıdır.
Şimdi elimizdekilere bi göz atalım. Horned Hand’in mucidi ve Rainbow isimli bir grupta vokalistlik yapıyor. Çoğu parçalarında da illuminatik öğeler, şeytani lirikler mevcut.
Ama tesadüf demi ekşici kardeşim?
Gökkuşağından biraz daha bahsedeyim. İlluminati’nin, Lucifer’ın latincede falan ne anlama geldiğini biliyorsunuz değil mi? söylememe gerek yok sanırım?
Üçgen, piramit. Bunların ne kadar büyük bir rol oynadıklarını da biliyorsunuz?

Pink Floyd - Darkside of the Moon albüm kapağı.
Eğer üçgen prizmaya ışık vurursanız, bunun kırılması sonucu gökkuşağı elde edersiniz.

Oz Büyücüsü
Yukarıdaki “sözde çocuk filmi”nden bir kesit (sikko bi alıntı daha yaptım).
Şimdi gökkuşağının ve horned hand’in ne anlama geldiğini anlamışsınızdır sanırım he? Şu gösterdiklerime rağmen hala bana “bunlar tesadüf” diyorsan kapat blogu canım benim.
Burda yazımı bitiriyorum. Ufak alıntılar yaptım. En altta Sikkofield’ın blog adresini veriyorum. Adam güzel yazıyor açın okuyun üşenmeyin.
İyi akşamlar sevgili okur
Bugün de yine bir şeyler yazma hevesim vardı, ama heves sadece. Ne yazayım, ne yapayım şu bilgisayarın başına oturunca aklıma gelmiyor. Yazdıkça geliyorlar. Dolayısıyla her yazımın başında şöyle bi iki paragraf saçmalıyorum, kusuruma bakma.
Normalde iş yerinde çalışırken falan aklıma gayet vurucu, felsefik cümleler geliyor. Ne yazık ki aklımda tutamıyorum. Şu an “ulan neydi o lan” gibisinden bi düşünce var aklımda ama yok. Ne yazık ki gelmiyor…
Evet boynumuzu ve parmaklarımızı kütlettik, ellerimizi biraz da olsa ısıttık, başlıyoruz…
Bazen gerçekten taşkın, deliliğin uçlarında bir şey göstermemiz gerekiyor. Delilik hepimizin içinde olan bir şey. Burada olmamız bir deliliğin sonucu.
Şu sözlerle başladım bloga. Yasemin Mori’yi çok severim. Hatun bayaa farklı. Nedir nasıldır bilmem ama böyle lirikler yazmak zordur. Bu bi şarkı sözü değil tabii. Röportaj esnasında bir soruya bu cevabı veriyor. Bayaa hoşuma gitmişti.
Düşünsenize. Burada olmamız biz deliliğin sonucu. Gerçekten de öyle değil mi? Anne ve babamız bir delilik yapıyorlar ve bam! biz burdayız. Gerçekten bir delilik olmalı bu. Planlı programlı çocuk yapmak ta nedir lan?
Ama şöyle bir olay var ne yazık ki. Bir delilik sonucu burdayız, evet. Yani bir delilik yaptınız sevgili anne ve babacığım. Peki neden benim de bir deli olmama müsade etmiyorsunuz? Neden sizlere benim hayallerim boş geliyor? Hiç mi ergen, hiç mi genç olmadınız. Hiç mi siz de hayaller kurmadınız “ben müzisyen, ressam, cart curt olucam” diye? Hepsinden önemlisi neden ben bu hayallerimi sizlere anlatınca bana “biraz ayakların yere bassın be oğlum” diyorsunuz?
“Biraz ayakların yere bassın!”
Peki nerde şimdi sizlerin desteği sevgili anne ve babacığım? Bu bir yakarış değildir sevgili okur. Burda önemli olan sizin şu yukarıdaki hevesini sikip dağıtan cümleye karşın verdiğiniz tepkidir. Yanlış anlamayın, anne ve baba diyorum ama onlar hayatınızdaki en değerli varlıklar olduğu için onları yazıyorum. Bu bilimum teyzeniz, halanız, kız arkadaşınız da olabilir.
Açıkçası söylüyorum. Şu yukarıdaki cümle beni gram etkilemedi. Yolumda yürümekte kararlıyım. Çünkü biliyorum ki benim birikimimin, yeteneğimin, azmimin ve yapabileceklerimin farkında değiller. Yani iş onlara bunu göstermekte bitiyor. Pekieee, başkaları bu konuda ne düşünüyor, şimdi onu göstericem sizlere…
Çok sevdiğim bir arkadaşım var. Allegro olarak bilirler onu. onun yorumunu veriyorum şimdi
Nerueger: Morug şimdi düşün ki bi hayalin var, ailenin karşısına geçip anlatıyorsun ve sana “biraz ayakların yere bassın” diye tepki veriyorlar. ne yaparsın?
Allegro: Morug onlar senin iyiliğini düşünüyorlardır. İleride o işi başaramayıp kütük gibi kalma diye.
Nerueger: Peki ya o kapasite sende mevcutsa? Yani başaracak kadar iyiysen?
Allegro: O zaman kanıtla kendini. Elinden geleni ardına koyma!
İşte bahsettiğim azim budur sevgili okur. Onlara birşey ver ki, sana inançları olsun.
Bugünün felsefesini de böylece çıkarmış olduk sevgili okur. Nedir?
Birine sana güvenmesi, gerçekten inanması için birşeyler vermeden gerçek güveni sağlayamazsın. Elinden geleni yap, azmini ve kapasiteni onlara göster!
Şimdilik bu kadar sevgili okur. Sevgili Allegro’nun blog’u da aha burası. Siteye Audio Player ekledim, girdiğin gibi çalmaya başlıyor. Dinle ulan işte. Mis gibi Yasemin Mori.
Son -şimdilik.
Güç sizinle olsun…
Kaç gündür yazıcam yazıcam yazamıyorum. Tam oturuyorum yazayım bişeyler az felsefe yapayım, zaten okuyan 3-5 adam var onların da kafasını sikeyim diye bu sefer de aklıma birşey gelmiyor.
Neyse anasını satayım. Acayip sinirliyim.
Ne yapmalı biliyor musunuz? Dünya üzerinde asalak olarak yaşayan insanların hepsini temizlemeli. Angutları, kendini büyük göstermeye çalışanları, her boku bildiğini zanneden ama aslında bi sikim bilmeyen o işe yaramaz herifleri teker teker temizlemeli.
Ama nasıl işte? Problem burda. Adamın karşısına geçip diyorsun ki arkadaş bak bu yanlış. Yok doğru diyor. Sonra diyorsun ki bak arkadaşım böyle böyle kanıtlıyorsun adama doğru olduğunu hala angut angut konuşuyor. Yok benim şurda tanıdığım var, benim işim olmaz, bilmesem de olur zaten bende bok gibi para var, dayımın oğulları mermiye kafa atıyor falan.
Ulan asalak herif. Şu konuşmandan sonra kim niye siklesin seni senin gibi anguttan başka? He? Söylesene bana? Eminim bu yazıyı da okuyup gelip sırtıma vurup çok anlıyormuş gibi “helal olsun kardeşim” diyceksin. E ulan sana yazdık bunu? E hani anlamamışın? Hala boş ses çıkarıyorsun?
Kısacası diyeceğim şudur sevgili okur; (farkındayım evet agresifim çünkü fena sinirliyim)
Piyasada bu tarz adamlar çok. 30 yaşına gelip ana baba parasıyla yaşayan, bir boktan anlamayan ama her boktan anlıyormuş gibi görünen, doğruyu veya olması gerekeni gösterdiğinde “oğlum benim param var bilmesem de olur basar parayı hallederim işimi” diye böbürlenen angutlardan. Bu adamlardan uzak durun. Aman diyim. Zira şimdi laptopu kafasına geçirmek istiyorum ama baba parasıyla elde etmediğim için kıyamıyorum (uuu manyak laaf hehe).
Bu tip adamlara ne derseniz deyin anlamazlar. Laf anlatmaya çalışmayın. Öyle birşey mümkün değil çünkü.
Bayaa agresifim, o yüzden fazla gergin bi yazı oldu.
Son -şimdilik.
Güç sizinle olsun…

Bakın bu yanlış bir afiştir. Darth Maul bi Sith Lord değil Sith Apprentice’tir. Yani daha çıraktır. Galaksinin en acımasız katilidir, çırak haliyle ustaları keser eder tamam ona lafım yok, ancak bu onun bi Apprentice olduğu gerçeğini değiştirmez. Bu konuda hassasım!

6. filmin aslına en başta “Return of the Jedi” değil de “Revenge of the Jedi” olarak sunulduğunu, milyonlarca hayranın milyonlarca bu isimle basılan t-shirtleri satın aldığını, hatta büyük firmaların filmden önce milyonlarca bu isimle t-shirt stokladığını, daha sonra Lucas’ın intikam Jedi öğretisine ters, filmin adı “Return of the Jedi” olmalı deyip bütün bu insanlardan ağır küfürler yediğini biliyor muydunuz? Çok fazla bilen yok. Buyrun bi “Revenge of the Jedi” afişi